
TEVRÂT’IN SIRLARI !
*
1. SÛRE
‘“YÜCE MECLİS”’
*
İlk iki sûresini kim çözerse Tevrât’ın,
Öğrenir sırrı nedir ALLAH ile fıtratın !
Fıtrat ortak merkezi ! ALLAH ile Âdem’in !
Merkezin ismi ! ÂLÎ ile MUHAMMED EMİN !
Hiçbir yerde olmayan ! İşte bu ikiz merkez !
Zaman ve mekân dışı çünkü ! Öğrensin herkez !
‘Merkez’in
ismi ile başlar Tevrât : ‘“BRAŞİT
!”’
‘“YÜCE
MECLİS”’ merkezin çemberi ! İyi işit !
İç içe : soyut ! Şeffaf ! Fizik ! Âlem ve Âdem !
Herşey ! İçerden dışa yönetilmekte mâdem !
İlk sûre şifresi ! ‘A
!’ ‘“Adonai”’nin
başı !
‘“Efendim”’ açıklıyor
! Nasıl yaptı HAK aşı !
Âdem ! İnsân türünün adı ! Özel ad değil !
Büyük harflerle başlamaz ! Önce bu sırra eğil !
Otuz iki kez geçer ! İlk sûrede ‘“ELOHİM
!”’
İlk Âdem’i fışkırtan RAB o ! RAHMÂN ve RAHÎM !
‘“İlk Âdem RABB’e benzer ! Hem erkektir hem
dişi !”’
Elohim gibi ! O da tam
‘otuz iki’
kişi !
Erkek ‘ve’
dişi diyor ! Erkek ‘veya’
demiyor !
İlk Âdem’i mutlaka ! ‘Çift
cinsli’ olarak yor !
‘Onu’
değil ! ‘“Onları”’
fışkırttı diyor âyet !
İlk Âdem’in ! Bir kişi olmadığı net gâyet !
Elohim ! İlk Âdemin daha da soyut özü !
İlk Âdem yâni Nûr’dur ! Toprak değil ! Aç gözü !
Ne cennette girdi o ! Ne cennetten atıldı !
‘“Elohim tarafından ilk,
‘“Işık”’ yaratıldı
!”’
‘“İlk ışık”’
‘“Elohim’in rûhu !”’
Üç yüz eder ! ‘Şın
!’
‘“Sekine”’dir
fışkırtan ! MUHAMMED ÂLÎ ışın !
Süt dişlerini izler ! Dörder tane sekiz diş !
Dört sınıf ! Sekiz eren ordusu var ! Belli iş !
Dört sınıfa işâret : Toprak ! Ateş ! Hava ! Su !
‘“Sekiz
cennet kapısı !”’ Sekiz eren ordusu !
Sperma ve yumurta ! Yedi erenin işi !
‘“Hîkmet !”’ MUHAMMED ÂLÎ ! Son çıkan akıl dişi !
Sekizinci eren o ! İlk yedilerin başı !
Son çıkan ilk nokta o ! İlk yedi için aşı !
Elohim çoğul özne ! Fiili tekil ! Niçin ?
Elohim ! Has özüyle bütün olduğu için !
‘“Elohim fışkırttılar demiyor”’
bakın âyet !
Erenler oluşturur ! Bir tek vücûd ! Net gâyet !
‘Has öz !’
‘“HAK”’tan
insâna kadar ! Hep ayni ikiz !
‘“İp”’ bu !
Sonunda der : ‘Biz
omurgada ilikiz !’
‘“RAB ilk
Âdem’e ‘çoğal’ değil
! Boyutu aş der :”’
‘“Kendini fışkırt
!”’
Bu şekilde çoğalır ! EHL-İ BEYT üyeleri !
Her biri ! İki cinsli olan ALLAH’ın eri !
‘İlk seçilen
insândır !’ Âdem
! ‘İlk
insân’ değil !
Nebileri halk değil ! HAK seçer ! Öze eğil !
Ne fizik ! Ne de şeffaf ! Âlem yok ilk sûrede !
Hepsine ‘“Yüce Meclis !”’
Veyâ ‘“Sâbit özler”’de
!
*
2.SÛRE
*
‘“YEHOVA”’
*
İkinci sûrenin bak ! Sıra numarası ‘B
!’
B : ‘“Beyt !”’
: ‘“Kâbe !”’
Cennet ! Dış : cehennem ! Bir harabe !
İkinci sûre başlar ! ‘“YEHOVA
!”’ adı ile !
İlk sûrede hiç geçmez bu ad ! Dikkat edile !
‘“Yehova”’ öbür
adı ! Bilin ki İlk Âdem’in !
O ! Hem erkek ! Hem dişi ! Aç : Yod – Heva ! Ol emin !
Yehova ! İlk sûrede fışkırtılan İlk Âdem !
Şeffaf RAB O ! Elohim soyut özüdür mâdem !
‘“Yehova – Elohim”’dir
! Bu yüzden onun ismi !
Eren ordusu ! Fizik de olabilir cismi !
*
DÜNYÂ CENNETİ
**
‘“Melek der : Toprak Âdem olacak kan dökücü
!”’
Âdem’den caydırmaya RABB’i, bak yetmez gücü :
‘“RAB Âdem’i yoğurup cennete koyar yine !”’
Çıplak o ! Gereksinme yoktur ki o giyine !
İkinci sûredeki Âdem erkek ! Bir
kişi !
‘“Yehova”’ îmâlâtı : Âdem’den kopya dişi !
Erkeğin adı ‘Âdem
!’ Toprağın ki ‘ademe
!’
Gel de sen ! ‘“Hanım
için beyin tarlası”’ deme !
‘Ademe’
lâv toprağı ! ‘Edom’
kırmızı demek !
‘Kızıl’
rengin hakkını vermektir ! Borç ödemek !
Üç ana renk içinde zîrâ en dipte bu renk !
Yarı şeffaf bedene ! Ancak bu renk gelir denk !
Yehova’nın dilini, anlayabilir mâdem !
‘Yehovaca’
öğrenmiş olmalı ! Ondan Âdem !
‘“İlk öğretilen ona, demek RABB’in lisânı
!”’
‘“Herbir
hak ismi bilmek ! Âdem yapar insânı !”’
‘“Bu dilde verdi Âdem ! Her canlıya ismini !”’
Tanımladı hepsinin, iç yüzünde cismini !
‘“Kendisi açısından herbirini yokladı !”’
‘“Benden çok farklı !”’
deyip koydu bir hayvân adı !
Ama ilk kızı görüp der ‘kopyam
bu !’ Denk bana !
‘“Olabilir bana eş ! çocuklarıma ana !”’
RAB bu ‘ilk seçme
çifti !’ Cennete
koyar ! Niye ?
Yabancıdan koruyup işleyebilsin diye !
Cennette işçilik ve bekçilik için değil !
Cennette her meyve var ! Sen toplamaya eğil !
‘Onu’
sözcüğünü bak ! Hiç zikretmiyor âyet !
‘Korunan’
ve ‘işlenen’
: Âdem ! Bu açık gâyet !
‘“Cennette bekçiler var ! Adları
Kerrubiyan
!”’
RAB arıtmak istiyor ilk iki geni ! Uyan !
‘“RAB, EHL-İ BEYT’e sizi tertemiz isterim
der !”’
‘Mıstıfa’ sâfileşmiş üm ! Annen ! Bilen ender !
On iki imâm’ın bak ! Hem ‘mâsum
!’ Hem ‘pâk’
ismi !
‘“ALLAH’ın fıtratı”’na
ermiş ! Aklanan cismi !
Cennet özel bir bahçe ! Yüksek bir yerde Arzda !
Nesli korumak için yabancıdan bu tarzda !
Orada ‘“Kan dökmek”’
yok ! Otobur insân ! Hayvân !
Etobur oldu hayvân ! İnsân et yediği an
!
‘“Her canlının kökeni, RAB diyor kendi türü
!”’
İnsân maymundan gelmez ! Bu âyetten ötürü !
*
‘“YILAN”’
*
Cennette tek yabancı ! Yılan ! ‘“Kur’an İblis
der !”’
Çifti sınamak için ! ‘“İzin
vermişti”’ Peder
!
Ayni sayı ‘“Mesih”’
ve ‘“Yılan”’
sözcüğü niçin ?
Kıza ‘“Mesih”’
şeklinde yaklaştı ! Onun için !
“Ölmeden önce ölmek
!” İken ‘“Hayât
ağacı !”’
Mürşit yılan olursa ! İşin sonu çok acı !
‘Sırrı açıklayan’da !’
Demektir yılan adı !
‘“Hayât ağacını”’
‘“RAB ister dedi senin, hep ölümlü kalmanı !”’
‘“Her hayât nefesini yalnız ondan almanı !
‘“Ben kıskanç bir tanrıyım !”’
Der !
‘“Yehova bak sana !
‘Ölümsüz’
sıfatını ! O esirger insâna !
‘“Tanrıya ortak koşmak !”’
Bu yüzden suç indinde !
Bak o der tek kurtuluş ! ‘“Yaratım olan dinde !”’
‘Kocanla aşk ! Üretim
!’ ‘Ama
‘“yaratım”’ başka !’
‘“Yücelerden”’
biriyle ! Şimdi sen başla aşka !
Çok sâf olan Havvâ’nın ! Yılana yattı aklı !
‘Kâbil yılandan
oldu’ der mason !
Belki haklı !
‘“Âdem de yasak olan cinsel sınırı aştı
!
İblis kazandı bahsi : ‘İlk
iki gen yozlaştı !’
‘“İnsân oluşumunu bozacağım !”’
Demişti !
İnsânlık evriminde ! Bu felâket bir işti !
‘Sertleşme’
simgesidir : başını diker yılan !
Aldatanın ! Sürüngen olduğu da ! Bak yalan :
Suçtan sonra RAB onu ! ‘“Sürün”’
diyerek kovar !
Demek ! Suç işletirken ! Onun bacakları var !
Çocuk yapmak değildi ! Yâni yasaklı olan !
‘Bu yüzden
kovuldular cennetten’
savı yalan !
Sanma ! Havvâ RABB’inden ‘sancı’
cezası aldı :
‘Doğum sancısı’
değil ! ‘Doğumları
!’
Çoğaldı !
Nüfus plânlaması ! Vardı cennette yâni !
İlk çift ! Dünyâda gördü ! Bir sürü insân âni !
Her ikisi cenneti ! Yâni gaybı yitirdi !
Açıkçası ! Özüyle temasını bitirdi !
Mâsum da bak ! Âdem’in kaderini paylaştı
!
Âdem terfi ettikçe ! Sınıfını o aştı !
*
‘“SÜRGÜN”’
*
‘“RAB dedi burdan çıkıp
hepiniz çöle
inin !”’
‘“Çıplak vücûdunuza bir de et deri
giyin !”’
Bir yanlış çeviriye şimdi burada eğil :
Yılan da ‘çıplak’
idi ! Yoksa o ‘kurnaz’
değil !
Cennette ‘çıplak’
yâni ‘şeffaf !’
Herşey ve herkez !
Arz’la birlikte ! Yarı yoğun oldular ilk kez !
*
‘“KÂBİL”’
*
Cennetten sürülünce ! Kardeş katili Kâbil !
RAB ‘kana kan’
demedi ! Anlamak değil kâbil !
Hem onu ‘“Öldürene ! Var yedi kere cezâ !”’
‘“Kâbil şehir de kurdu !”’
Mantık için ne ezâ !
‘Çok nüfus’ bulunduğu cennet dışında kesin !
Bir de şu soru vardır ! Kafasında herkesin :
Kız ! Mâdem yaratılan
‘ilk dişi’ye mukabil !
Kimle evlenebildi ! Lânetlenince Kâbil ?
‘“Âdem kan döküp fesat çıkaracaktır Arzda
!”’
Demişti melek ! Nasıl haklı çıktı bu tarzda ?
Âdem’den önce
! Çünkü böyle idi insânlar !
Bilge, Âdem’i
‘seçkin ilk örnek’
diye anlar !
İlk mâsum kurbân Hâbil ! En yücesi HÜSEYİN !
Ermek için ! ‘Kerbelâ’
yolunu benimseyin !
İki erme sistemi vardır : ilk ve son denir :
‘İsmail’
olunur ilk ! Sonra ‘kurbân’
ödenir !
*
‘“Ş
İ T”’
*
‘“RAB, Âdem ve Havvâ’ya sizleri affettim”’
der !
MUHAMMED ÂLÎ’den O ! Birer sâf gen nakleder !
Bundan sonra doğmuştur ! Dikkat et Hazret-i ŞİT !
Sayıca ‘HAK isminin
kanıtına o’ eşit
! (319)
Dokuz yüz on iki yıl yaşadı ! Şifre sene :
‘Meryem oğlu Îsâ’nın
benzeri o !’ Desene !
Şit’in rûhu ‘“İlk yedi”’
titreşimindedir bil !
‘“Yedi kez hesap verir, Hâbil’e kıyan Kâbil
!”’
‘Yerine’
demek çünkü, bir sözcük olarak Şit :
‘Hâbil’in
yerine’ RAB, onu
sundu bir çeşit !
Hâbil Arzda ilk kurban ! En son kurban HÜSEYİN
!
‘“ALLAH’la helâllaşmak”’ yolunu benimseyin !
‘“ALLAH’la helâllaşmak”’
için ! Ya özünü bul !
Ya da özü bulanı ! başka yol değil makbûl !
**
‘“NÛH”’
* *
Eksen kayması hariç Arz’ın ! Tufân olmadı !
İkinci soyutlama yerinin ‘gemi’ adı !
Nûh da simge ! İnançlı seçkin insânlar için !
Kâfir oğlu geminin dışında kaldı ! Niçin ?
Yine başka bir simge ! Gemideki hayvânlar :
Bilge, ‘etobur devri
başladı’ diye
anlar !
Et protein demek ! Ona en muhtaç beyin !
‘Akıl devri başladı yâni o zaman’ deyin !
‘“İlk defa şarap içen Nûh !”’
‘“Yatmış kızı
ile !”’
‘Maddeye ilk düşen Rûh
!’
Demek bu ! Keşfedile !
*
‘“İBRAHİM”’
*
‘“İbrahim çok yaşlandı ve kısır idi sara !
‘“İshak doğdu !”’
Bu oyunu ! Yehova birçok kez tekrârladı !
‘“Elohim’in evlâdı oldu !”’
‘“Doğanın adı !”’
‘“İsmail genç Hâcer’den dünyâya geldi !”’
Arabı ! Yahudiden ! Ayırabilmek için !
Yahudi ! Yehova’nın tohumu demek ! Anla !
Bu nedenle ! Kaynaşmaz onlar ! Başka insânla !
‘“Elohimle baş eden”’
İkisinin de ayni genden ! Öyleyse cismi !
Yahudilerden geldi ! Bu yüzden birçok nebi !
Sandı kendini ! Gökten yere inmiş ecnebi !
‘“HAK ! İbrahim, İshak ve Yakub’un
Elohim’i !”’
Her birinin ‘“Fıtratı !”’
Ne İshak bir Yahudi ! Ne de İsmail Arab !
İlk gen herkeste saklı ! ‘“ALLAH her âleme
RAB !”’
Yehova Yahudilere diyor bak ‘“Siz hepiniz,
‘Yüce’nin
evlâtları !”’
Yahudi ! ‘“YÜCE”’
kimdi ! ÂLÎ ! Kim anlamadı :
O ! Sistemde en yüksek güneşin rûhu adı
!
‘“O dağıttı her rûhu ! Gezegenlere bilin !”’
‘“Yahve – Elohim !”’
Ve ‘“HAKK
onu dışladı !”’
‘“Seçkinken
‘Îsâ, hâindir’
dedi ! AHMED,
‘yalancı resûl !
O AHMED’e ki, “EMİN”
derdi Yahudi ! Niçin ?
Hayâtında hiç yalan söylemediği için !
MUHAMMED ÂLÎ bozdu ! Bil bu ırkçı oyunu :
‘“ALLAH’ın Fıtratı”’nda
! Ara dedi soyunu !
‘“ALLAH’ın Fıtratı”’nın
‘“İlk Âdem !”’
Öbür adı !
‘“Fıtratı”’yla
ALLAH’ın ! Çünkü birdir milâdı !
*
*
‘“YUŞA”’
**
‘“Mûsa el sürdü : Yuşa
‘hîkmet rûhu’yla
doldu !”’
Mûsa’nın son deminde ! Has halifesi oldu !
MUHAMMED de ! ÂLÎ’nin bak elini kaldırdı !
Çok az kimse ! Halife tayinine aldırdı !
Halife atamadan ! Hiçbir nebi göçemez !
Yarın ne der acaba ! MUHAMMED’e üç çömez ?
‘“Yuşa ölmeden önce, halkından aldı ahit !”’
‘“Herkes kendine !”’
‘“Bir taş !”’
‘“Hepsine oldu şâhit
!”’
Artık sorma !‘“Kara taş
!”’
&n